Tamam en guzel pozlarindan biri sayilmaz ama burda ne basardin bilsen o minicik bedeninle :)
Kas gelisimin icin seni arada bir yuzustu yatirip kollarini vucudunun altina almamiz gerektigini soylemislerdi. Uslu bir anne olarak tabiki soylenilenleri yerine getirmek uzere oyun dosegimizi aldigimiz gibi senin icin henuz ucsuz bucaksiz olan yatagimiza gittik.  Yuzundende anlasilacagi uzere o an sen oyle durmak istemiyordun. Kaka anneyim ben, dinlemedim seni. Sense kizdin sinirlendin mizmizlandin. Baktin olmadi basladin debelenmeye. iki inatci keci, ha ha hay,ha ha hay, ha ha ha ha hay :))
Hooop sirtustu yattin ve yuzunde kocaman bir gulumseme belirdi.

Evet artik donebiliyosun. Simdilik yuzustu yattiginda sirtustu donebiliyosun ve sirtustu yattiginda yan donebiliyosun. Sanirim tamamen donebilmene artik ramak kaldi. Hala sadece yuzustu yatarak uyuyabiliyosun. Eh artik donebildigin icin uykun yoksa eger ben seni yatirir yatirmaz hooop donup o kocaman gozlerinle bana bakip "Agggguuu" diyosun. Eh gelde gulme buna :)
Uyandiginda artik hemen aglamaya baslamiyorsun. Once donup bir sure kendi kendine eglenip, slklLdlktan sonra sesin cikiyor. Bazen sana bakmak icin odaya girdigimde uyanmis ve donmus olarak seni buluyorum. super biseymis bu :)


 

Ali babanin bir ciftligi varmis, ciftliginde kuzulari varmis..
Meeee Meee diye bagirirmis ciftliginde Alibabaniiiin ..

Ali babanin bir ciftligi varmis, ciftliginde kuslari varmiis..
Cikcik Cikcik diye otermis ciftliginde Alibabaniin..

Ali babanin bir ciftligi varmiis, ciftligindee inekleri, esekleri, atlari, baliklari, arilari, ve sana sarki soylerken bir turlu aklima gelmeyen yada aklima gelen fakat nasil ses cikardiklarini cikartamadigim bilimum hayvan yasiyor Ali babanin ciftliginde.. Sue kopusumuz havliyor, hatta minik Nilcikler agu diye bile konusuyor :)
Cogu zaman artik tekrarlamaktan inekler kisneyebiliyor, baliklar otebiliyor ama bu senin icin fark etmiyor. Ali babanin garip bir ciftligi var zaten.
Sayende artik sarki soylemekten utanmiyorum, her turlu melodi birbirine karisiyor ama olsun senin hosuna gidiyor.

Artik kafani nerdeyse tamamen kendin tutabiliyorsun, kum torbasi taklitini azalttin bayagi.. Dergilerde falan okuyorum bu aylarda artik bebekler tum gece uyuyomus ama sen oyle degilsin. Olmanida beklemiyordum zaten bizim gibi ters anne ve babayla olabilemezdi boyle bisiy.. Halamizin gonderdigi paketi aldik, cok cok tesekkur ediyoruz ona. Sana cesit cesit coraplar, nazar boncuklari ve cok cici t-shirtler geldi. Simdilik sana cok cok buyuk geliyorlar (demistim dimi kamerada oldugundan tombilik gorunuyosun diye : ) ). A cok cici terliklerde yollamislar corap gibi, cicekli bocekli..

Sen yatagindayken odaya girdigimde sevinc gosterisine giriyosun, yattigin yerden ziplamaya calisir gibi popoyu kaldirara koprucuk yapiyosun ve cigliklar atip nerdeyse yardimsiz kahkahalar atiyosun. Artik siseden mama icerken siseyi inceliyorsun ellerinle. Tutmaya calisiyorsun, bazen dikkatim dagildiginda aniden siseye bir tane cakip onu bir kac metre firlattirip sonrada "nerde benim sisem" diye agliyabiliyosun..

Seni oyun boxuna koydugumuzda kenarda duran Ayiciklara ellerini uzatip yakalamaya calisiyorsun. Henuz cok kontrolsuzsun ama onlarin orda oldugunu kesfettin ve uzaniyorsun. Seslere git gide daha duyarli olmaya basladin. Sue aniden havladiginda urkebiliyorsun.

Bugun senin icin oyuncak almaya cikacaktik, seni hazirladik ciktik ama arabamizin tekeri sonmus o yuzden bunu ertelemek zorunda kaldik. Senin yeni seyler kesfetmeni, kesfedisinde aldigin zevki ve diger tepkilerini gormeyi cok seviyorum. Bunun yaninda iki dil bilmen gerektigi icin, uzmanlara gore birimizin turkce digerimizinde hollandaca konusmasi gerekiyormus. Hollandaca bana dusuyor ama ben seni hollandaca sevip konusamiyorum. Sanki o zaman ben degilmisim gibi geliyor. Simdilik onu erteliyorum bakalim.

Hem buyuk ihtimalle yakinda ulke degistirecegiz, hangi dile yogunlasmamiz gerekiyor bilmiyorum bile. Belki bizimde yeni bir dil ogrenmemiz gerekecek kim bilir.

Dun temizlik yaparken ben, sen yataginda oyalaniyordun, canin slklLmls olmaliki mizmizlanmaya baslamistin. Bense kendimi temizlige kaptirmisim Sebnem Ferahin yeni albumu "benim adim orman"i dinliyordum, sesini actim biraz onun keyfini surerken baktim sesin kesildi. Muziktenmi duyamiyordum seni emin olmak icin soyle kapidan bir goz attimki, pur dikkat sende sebnemi dinliyordun :) iste benim kizim bu dedim kendi kendime..

Avuclarinin ici yumusacik, genelde ellerini yumuyorsun uyanik oldugunda ama uyurken yakaliyorum seni. Acmis ellerini kendinden gecmis uyurken sen, ellerini opup mincikliyorum :)



El fali okuyabilenler var. Elindeki cizgilerden ve birbirilerine olan mesafelerinden seninle alakali seyler anlatabiliyorlar. Kendine has cizgilerin var, acaba sonra degiseceklermi..
Gelecegini merak ediyorum elimde degil :) Yoksa fallarla burclarla pek isim olmaz aslinda. Cok anladigimda soylenemez. Gerceklik payini merak ettigim icin belki, simdi soylenenler yoluna cikacakmi acaba..


"Kopekle cocuk hic kiyaslanirmi" diyenler.. Simdi aramiza sen katilinca, "ayni degilmis dimi" diyenler..
Dusundumde, cokta farkli degilmis. Bu seni daha az sevdigim yada benim sana karsi olan hislerimi anlatan birsey degil. Bu daha cok, bir canlinin sorumlulugunu tasimak. Onu minikliginden itibaren gelisimine yakindan sahit olmak. Dunyayi kesfedisi ve kayitsiz sartsiz sana olan sevgisi.. Ne sensiz ne Suesuz bir hayat dusunemiyorum. Elbette bir kac sene sonra Sue aramizdan ayrilacak cunku dunyada ona ayrilan sure bitecek. Cok buyuk bir bosluk birakacak geride.Bunlari burda boyle yazmak biraz garip biliyorum. Sen okudugunda nasil dusuneceksin bilmiyorum. Aslinda sadece her turlu canliya karsi icimde besleyebilecegim ucsuz bucaksiz bir sevgi.. Hepsi o.. 

Evimizin nese kaynaklarisiniz siz.. Odana adimimi attigin an o gosterdigin sevgidolu hareketlerin, gulusun.. Disaridan geldigimizde Sueyun bizi karsilamasi, yada bir dakikaligina bile bir odaya kapandiktan sonra tekrar karsisina ciktigimdaki tepkisi.. Kuyrugunu sallayip etrafimda donup beni selamlamasi hosgeldigimi hissettirmesi..  Suan tuy dokuyor, kis doneminden dolayi. Tuy dokumu bitsin, ikinizide birakicam yere. Seni doya doya sevsin koklasin :)

Patisini kemirmis tuylerini yolmus ve yara yapmis kerata.. Ayagini sardik ve simdi topal pakizelik yapip duygu somurusu yapma modunda, yada ben oyle algiliyorum oda olabilir :)  Baska bir zaman sana Sue ile olan maceralarimizi anlatirim. Umarim sende benim kadar seversin hayvanlari..







Aslinda suan blogun gorunumu ile alakali bir iki seyi kurcalicaktim ama aniden icim depresti yazasim geldi.
Seninle alakali ne hissettigimi bir turlu kelimelere dokemiyordum ama buldum.
Hani cok istedigin ve uzun zamandir gununu saydigin tatile cikmak icin hazirlik yaparsinya. O tatil, yolculuk gunu yaklastikca o icindeki heyecan kababirir, icin icine sigmaz. Kafani yastiga koydugunda o tatili dusunursun. Yanina almak istediklerinin listesini yaparsin kafanda..

Cok ama cok uzun zamandir sanki uzerimde karabulutlar vardi. Nefes alamiyordum bir turlu. Yasadigim yerden memnun degildim, surekli icinde bulundugum yerden kacma durtusu vardi. Bir arayis. Hic bir seyden  zevk alamamak. Icinden gelerek gulememek. Arkadasliklarinda kendin olamamak, muhabbetlerde bile hep baska yerlerde olmak, cumleleri tamamliyamamak ve o aradigin kelimelerin icinde kitlenip kaybolmak. O eksiklikten kacmaya calismak, hic bir seyde rahat edemedigin icin herseyden kacmak, kendinden bile. Kendi dusuncelerini duymamak icin son ses muzik dinlemek. Kendini cezalandirir gibi herseyi ertelemek.. Gunluk sorumluluklari bile ertelemek. Burda bu ani yasamak istememek ve sadece kaybolmak..



Seninle yollarimiz kesistiginden beri iste sanki o muthis tatil icin once hazirlik yapmis ve yola cikmis gibi hissediyorum. Hamilelik donemi bir bilinmezlikti. Tatile cikacaksin ve hosuna gidecek olan bir adres ama adresin bilinmezligi yinede dur bakalim, hemen sevinme hissi cok baskindi. Ama az once anladim. Ben senin gelisinle uuup uzun bir tatile cikmisim gibi hissediyorum. Hic ama hic bir sey artik beni uzemez, nefessiz birakamaz.
Keyif aldigim seylerden artik gercekten keyif alabiliyorum. Artik hic bir seyi ertelemek istemiyorum.

Tum evren sanki "evet gecti artik kotu gunler diyor". Haftalardir her yer bembeyaz, muthis bir goruntu bu. Sonbahar ve kisin gelmesiyle icimi kaplayan sis yok. Gormuyorum artik o grilikleri, agaclardan dusen yapraklari. Yeni yesil yapraklar icin yer acan kahverengi yapraklar.. Yeni donemin baslayabilmesi icin noktalanan bir donem sadece...  Sen benim cam agacimsin. Hep yesil kalacaksin. Bahcemi daima renkli kilacak, benim oksijenim olacaksin.

Zipladim ve zaman en yuksek noktada durdu. Agirlik yok artik..

Yazasim bitti ..
Bugun yine kontrolun vardi arti asi oldun. Asi diil tabiki :))) Kuyruklu s ile olanindan oldun.
Gelisimine soyle bir goz atalim.
Dogdugunda 2740 gram ve 48 cm;
1 aylikken, 3985 gram ve 52 cm;
2 aylikken, 4720 gram ve 54,5 cm veee
3 aylikken, 5840 gram ve 60 cm sin !!

Bence bu kutlamaya deger. Gectigimiz aylarda fazlasiyla agladin agrilarin yuzunden. Gulusunle hatirlamak istiyorum senin bu gunlerini.. Babasi isirinca, orasini burasini minciklayinca ve abuk hareketler yapinca kahkaha atan ve henuz 3 gunlukken gulmeyi kesfeden Nil bocukum;


 

Nedense resimlerde tombilik gorunuyosun. Hani kameralar 5, 10 kilo fazla gosterirmis onu biliyorumda. Hepi topu 5 kiloluk bisiysin zaten :)

Bugun sana yeni ciciler aldik. Simdilik 56 beden giyiyosun (56 cm lik yani). Yeni cicilerimiz 62 beden .. Cogu daha buyuk geldigi icin hevesimi alip giydiremedim sana. Halamizda senin icin yine bir paket hazirlamis gondermis, bugun yarin gecer elimize. Burdanda halamiza tekrar tesekkur ediyoruz.
Babamiz suan beni slklstlrlyor isi varmis, daha sonra tekrar donerim buraya..

Yihuuu, bugun tam tamina 3 aylik olmusuz. Itir teyzemiz saolsun, o olmasa bir kac gun sonra aklima gelirdi 3 ayini doldurdugun. Gecen gundu sanirim, ya uykuya dalmak uzereydim yada uyanisimdaydi, senin ne kadarlik oldugunu hesaplamaya calisiyordum. ekim, kasim aralik.. Ay diyorum bu kiz 3 aylik olmus bile, ama hissimce dogru olmadigindan eminim :) uyku sersemligi iste, bi turlu o an senin ne kadarlik oldugunu hesapliyamadim..

8 ekim.. subat 2009 dan beri yuzlerce kez soylemisimdir bu tarihi.
- Ne zaman bekleniyor ufaklik?
- "8 ekimde doluyor suremiz"

8 ekimden sonra 2 hafta daha sure taniyacaklardi normalde eger sen kapiyi aralamasaydin. Oyle hazirlamaya calisiyordum kendimi ama benim sayacim 8 ekime endeksliydi gizliden gizliye..
Simdi yeni bir sayac basladi.. Zaman o kadar cabuk geciyorki seninle. 3 ay nasil gecti anlamadim.
Diger taraftan gelisini dusunuyorum ve sanki oda yillar once olmus gibi. Su gectigimiz 3 ay cok dolu dolu gecti belki ondandir.

Ilk resimlerine baktim az once. Suanki halinle o zamani kiyasladigimda ne kadar cirkinmissin diyorum. Alinma sakin, bu suanki guzelliginden kaynaklaniyor. Senmi her gecen gun daha guzellesiyorsun yoksa benmi her gun seninle biraz daha cosuyorum cikartamadim.


Ayyhh yeter bu kadar sevgi poturcuklugu. Gelelim bir kac gundur olanlara, degisikliklere.. Ilk kez kendi yatagina yatirdik seni ve sanirim cok daha rahat ettin. Simdilik sadece gunduzleri kendi yataginda uyuyosun. Kendi odanda seni duyamamaktan cekindigimiz icin geceleri hala kucuk besiginde benim yanimda uyuyosun. En azindan bir sure daha boyle devam edecegiz sanirim. Kac zamandir mekik dokuyoruz salonla senin uyudugun oda arasinda. Emzigin olmadan uyumuyosun genelde. Ben seni emzigin agzinda uyur sekilde odada birakiyorum, aradan 5 dk gecmeden basiyosun cigligi. Geliyorum bakiyorum o minik parmaklar agizda, emzik kafanin altinda, saginda solunda. Hatta bazen ayak ucunda bile buluyorum onu nasil basariyosan artik.. Tekrar parmaklar disari, emzik agza birakiyorum seni. Derken boyle en az 4, 5 kez hatta bazen dahada fazla kez git gel yapiyoruz.



Her gecen gun farkli farkli mimiklerini kesfediyorum. Bazilarini karelemeyi basardim, buda onlardan biri.

Bu gunu soyle birseyle kapatalim:



Yo yo yo !
Haydi eller havaya ..
3 ay once geldim dunyaya.

Sutumu icerim, altimi pislerim,
Annemle babami cok severim..

Simdilik tek sesim agguu,
en cok kullandigim ingaaa..

Yo yo yo!
Simdilik bu kadar.
Repci Nilin ninnii zamani geldi,
Uyuyupta buyuycem,
tipis tipis yuruycem..




Bu agguu kelimesi artik yeni olmaktan cikti, fakat daha ancak gecenlerde videolamayi basardim. Kucuklugunle alakali neleri merak edebilirsin dusunuyorum ama aklima gelmiyor pek. Artik bizleri taniyorsun. Bazi insanlardan korkup basiyosun cigligi. Dedeler, nineler, sevildik insanlar arasinda.




Ilk yilbasimizdan kisa bir goruntu. Ne yazikki cekim o kadar net degil, napalim bizden bu kadar fistik :)


 Yasin dayimiz dogdugunda sana ay seklinde muzik kutusu almis, mozart gibi klasik muzik caliyor ve yildiz seklinde isik saciyor. Bu oyuncagini yeni kesfettin ve cok ilgini cekiyor. Ona dikkatlice bakip anlamaya calisiyorsun. Kafani hafif yana egip isigini inceleyip dinliyosun. Arada sevinc cigliklari atip sonra yine pur dikkat dinlemeye devam ediyorsun. Dun bu cigliklarini ona dinletmek icin telefon ettik ama ben elime telefonu alinca sen sessizce beni izlemeyi tercih ettin. Haliyle dayimiza seni dinletemedik.
Tombilik sosis, findilik fistilik, babasinin kizi, kusum, kuzum, minik maymun,  sevgi bocugum, senin icin kullandigim sevgi poturcugu kelimelerden bazilari.


Bugun ilk kez seninle ben bicibici yaptim. Babamiz yanimizda bekledi ama mudahele etmesini gerektirecek bir durum olmadi. O tombik kollarin, bacaklarin.. Kopukler icinde cirpinarak suyun keyfini cikartmani izlemek ve orani burani minciklamak cok guzeldi. Ne yazikki suanki banyomuz cok kucuk o yuzden istedigim gibi hareket edip resimlerini alamiyorum ama bu goruntuleri unutmam herhalde.

Senin 20 li yaslarini dusunuyorum. Acaba o zaman hangi muziklerden hoslanacaksin, dunya nasil bir sekil almis olacak ve teknoloji ne derece gelismis olacak hayal etmeye calisiyorum. Sen 20, bense 50 olacagim. 50 lili yas suan bana cok uzak geliyor. Annemin gencligini dusunuyorum ve o zamandan bu zamana cok sey degismis. Annemin aklina gelirmiydi simdi cep telefonlari olacagi, goruntulu konusmalar, 3 boyutlu filmler, bilgisayar, internet..Hayal otesinde gelismeler cogu. Insan nasil hayal edemedigi seylerin olabilecegini dusunebilirki.

O zamani hayal edemiyorum, yasadigim sadece suan aslinda. Dunse geride kalmis sanki hic olmamis gibi. Suan sen bir bebeksin, ben acemi anne. Bu anne kelimeside bir garip aslinda. O kadar sey soylenmis bu kelime uzerine, duygular turkulenmis, kutsal bir yere getirilmis insanlar tarafindan. Bu yeni kimligimle kendimi daha farkli hissetmiyorum. Belkide kendimi daha farkli hissetmemi saglayacak olan sensin ve buda zamanla olacak birsey bilmiyorum. Yada annelerin cocuklari icin kullandiklari birsey bu anne kelimesi ve yuklenen anlam. Bir bebek sahibi olmak ve sorumlulugunu almak evet zor ve yorucu. En son ne zaman dinlenmis uyandim hatirlamiyorum. Bir kulagim sende olmadan rahatlayip uzandim ve kendime zaman ayirdim onuda hatirlamiyorum. Seni emzirmekte yorucu ve aci verici bazen. Ama bunlari dogal karsiliyorum. C'est la vie. Umarim asla ve asla sana kalkip "ben seni ne zorluklarla buyuttum biliyormusun" piskolojisine kapilip oyle davranmam sana.

Bugunlerden devam edeyim. Bu yillarda hosumuza giden seylerden bahsedeyim sana biraz. Babacikla ikimiz biraz asosyaliz diyebilirim. Oyle her onumuze gelenle anlasip kaynasamiyoruz. Hatta burda gorustugum aysu teyzen haricinde kimse yok diyebilirim. Baban icinde gecerli ayni sey. Daha cok birbirimizle vakit geciriyoruz. Sue kopusumuzle bol bol yuruyuslere cikiyoruz. Baban Turkiyedeki arkadaslariyla internet araciligiyla gorusup vakit geciriyor. Bense Internet sayesinde tanistigim arkadaslarimla vakit geciriyorum Itir teyzen gibi.

Ikimizde film hastasiyiz. Simdi aklima gelen, beni en cok etkileyen filmler arasinda Into the wild var. En son izledigimiz filmse Kanal-i-zasyon. Ben genelde romantik komedi, bilim kurgulardan hoslaniyorum. Aslinda slkl senaryosu olan her filmden hoslaniyorum korku haric. Babanin en sevdigi filmler arasinda Matrix var, kac kez izledi ve bikmadan tekrar tekrar izleyebilir o derece. Eminim yillar sonra Matrix filmini hatirliyormusun diye sordugunda sana sahne sahne anlatabilir, super hafizasi var onun. Aksiyon ve bilimkurgu genel hosuna giden tarzlardir. Bunlarin icinden Harry Potter, Lord of the Rings onun icin kalici filmler icinde. Avatar diye bir film cikmis. 400 milyon dolarlik maliyeti ile suana kadar yapilan en pahali filmmis. Bu gunlerde bunu izlemek istiyoruz babanla.

Bugunun muzikleri.. 50 yasina geldigimde ne dinlerim cok merak ediyorum..
Muzik konusunda resmen coplugum diyebilirim, o kadar cok tarzdan hoslaniyorumki. Hah evet tarz. Kim demiski suanki tarzlarla 20 yil sonraki tarzlar ayni olacak diye degilmi. Onlarida adlandirmak lazim:)
Muzik benim icin cok onemli. Hatta yakin zamana kadar sessizlige tahammulum yoktu. Illaki birseyler arka fondada olsa calmak zorundaydi.  New age, rock sevdigim tarzlardan bazilari. Benim icin cok ozel olan bir grup var, adi Vas, soyleyen kadin Azam Ali. Bu muzikleri saklarim herhalde. Dinletirim sanada :)
Benim annemin sevdigi muzikleri dinlerkenki tepkilerimi hatirliyorum bunlari yazarken :)
Anneannemiz Emel Sayin hastasi mesela, cok kotu bulmasamda, kadinin soyledigi parcalarda ben kendimi bulamiyorum hehehe. Neyse babamiz daha cok hafif ve eglenceli parcalari sever. Oyle cok ozel buldugu begendigi sanatcilar azinlikta. Zaten muzikte onun icin benim kadar onemli degil.

Photoshop kurcalamayi cok seviyorum. Bu yirmi yilin oncesindeki siyah beyaz tvleri ile kiyaslanabilirmi acaba :) Simdi kizim photoshop bu donemin bilgisayarinda olan grafik agirlikli bir program oluyor. Cekilen resimleri editleyebiliyor, kendin sifirdan seyler yapabiliyorsun.

Arabalar.. Babana sozum var. Olurda lotoyu falan kazanirsak ona Ferrari hediye edecegim. Yok babanin dedigine gore onun en sevdigi araba Bugattiymis dogru yazdigimdan bile emin degilim :)

Annemin dedigine gore onlar yeni evlendiginde ekmek 10 kurusmus. O zamanlar gulden vardi. Simdi 30 sene sonra bir ekmek 1,50 euro. Maaslarsa ortalama 1300 - 1500 arasi. 

Simdilik bugunlerden bu kadar.. Aklima geldikce anlatirim minik kusum. Halamizin sana aldigi cici berelerden biriyle noktalayalim bugunu.





 
Bu yil nerde kutlayalim, kimlerle olalim ne hazirliklari yapalim derdimiz yok bizim..
2009 un son saatlerinde bici bicimizi yaptik, Sue kopusumuzun ihtiyaci icin hep birlikte disarida  turladik. Simdilik senin icin bu kadar aktivite yorgun dusup hemen uykuya dalman icin yeterli. Birkac saat uyuduktan sonra, mamamizi ictik ve sen huzur icinde kucagimda uyuyakaldin. Yeni yila nasil girersen oyle gidermis tum yil, batil incanc olsada yeni yili kucagimda senle karsilamak istedim. Bu sene diger senelerden farkli olarak ilk sen opuldun, ilk senin yeni yilin kutlandi.

Yeni yila girerken hep icimde bir burukluk, bosluk olurdu. Bu sene ise,en siradan halimizle kucak actik yeni yila ve bundan daha huzurlu olamazdim. Esofmanlarimizla, kendi evimizde seninle birlikte olmak yeterli bizim icin. Evet evet komple bir seneyi bu sekilde gecirebiliriz boyle seninle.
Bu sene sanki Sue bile daha az stresliydi..

Ileride nasil olur bilemiyorum ama yeni yilin ilk dakikalarinda insanlar havai fisekler atiyor evlerinin onunde. Gokyuzu rengarenk oluyor ve gecenin gec saatlerine kadar patlama sesleri ile karsilaniyor yeni yil. Sue kopusumuz o yuzden yeni yila hep tedirginlik icinde giriyor. Ama dedim ya, sanki bu sene biraz daha sakindi. Belkide icimizde hissettigimiz o huzur onada yansidi kim bilir..

Nil bocukum, minik maymunum, ilk yeni yilin kutlu olsun. Daha nice yillara.. Suan oldugun gibi hep huzur dolu, neseli ve eglenceli olmasi dilegiyle,

Annecik, babacik ve Sue yeni yilini kutlar..

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, birbirinden çok uzakta, farklı ülkelerde yasayan iki masal kahramanı varmış. Her ikisi de birbirinden habersiz başladıkları masallarının 20ci yıllarının başında masalları kesişmiş ve böylece birbirlerinin masalında başrol oynamaya başlamışlar..

Masal bu, kotu karaktersiz masal olur mu. Bu iki gencin masalında rol oynayan kotu karakterin adi şanssızlık, büründüğü sekilse hayat şartlarıymış. Bu iki gencin peşini bir turlu bırakmazmış kotu karakter.. Hiç kotu biten ve kotu karakterlerin galip geldiği masal duydunuz mu?
İşte bu masaldaki kahramanlarda pes etmemişler, çalışmışlar çabalamışlar.. Aradan zaman geçmiş ve bir gün bu iki kahramanın hayatına minicik bir havhav girmiş. O günden itibaren iki kahraman içinde birbirlerinden aldıkları keyfin ve zevkin yanında bir keyif daha eklenmiş.
Masal ya, bu iki genç ve havhav az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler.. Karşılarına çıkan kotu karakterle savaşları bazen çok çetin, bazense çok kolay geçermiş.. Hep galip gelmişler..
Yıllar geçmiş bu iki kahraman ve havhavlari basbayağı yuva yapmışlar.. Öyle ki, bu yuvaya birde minik kahraman gelivermiş. Bu minik kahramanın adini ise Nil koymuşlar..
Masal devam etmekte.. Bu Bloğun amacı, minik kahramanın maceralarını ve gelişimini kahramanların dili döndüğünce, bulabildikleri kelimelerle kaleme dökmek. Uzak mı uzak ülkede yasayan kahraman ailelerin miniki takip edebilmesi..
Minik kahraman, miniklikten çıktığında hoşuna gideceği küçük bir hatıra bırakmak..


Leylekin sepeti

Kim ne yazmis ?

Takilanlar