Balam!!!!!!
Bu dogum gununde de birlikte degiliz ama bi gun inatla inaniyorum ki bi gun bi dogum gununde hep bir arada olacagiz.
Minik bogurtlenim, ikinci "yegenim" iyi ki dogmussun...
Mutlu yillar!!!!!!!!
Su gecmis gunlerin hesabi duradursun, bugun pek bi mizmiz modundayim ve seni hicte pohpohlayip biricik yavrum kuzum diye sarip sarmalayasim yok. 


O kadar inatcisinki, bazen kendimi kaptirmis senle inatlasirken buluyorum kendimi. Uyku tulumuna sokmak bir dert, uyandiktan sonra seni tulumdan cikarmak bi dert. Cisli bezinle dolasmaktan ne keyif aliyosan kesinlikle izin vermiyosun bezinin degismesine, ozellikle degistirecek olan kisi bensem. Butun gun yemek pesindesin, ne yemis olursan ol, ne kadar yemis olursan ol ve gordugun ne yiyecegi olursa olsun illa istiyosun ve verilmeyince ortaligi yikiyosun. Sana birsey yapmaman soylendiginde, yada yapman istendiginde yapmiyosun yada inadina yapiyosun. Surekli senle pazarlik icindeyim ve bunun dogru bir yaklasim sekli oldugundan supheliyim. 


Cok kolay, neseli insancanlisi sicacik bir kisiligini simdilik inadin bozuyor. On planda olani ve beni en cok yoran bu. En cok bende mizmizlaniyorsun, baban oldugunda daha uyumlusun, hatta kim olursa olsun ben haric herkeste daha uyumlusun. Benle derdin nedir anlamadimki. Tum kiyafetlerimi dekolte haline getirdin, her anlamda yakami birakmiyosun bi turlu.. 
Fazla zekisin.. Bunun neresi kotu diyceksin anlatayim.. 
Uyku tulumundan cikip maymunluk derecesinde tirmanma yeteneginle birlikte yatagindan tirmanip sabahlari odani darmadagin ediyorsun. Uyku tulumundan cikama diye kac cesit onlem aldiysam (bebek guvenlikli igne ile fermuari sabitleme olsun, tulumunu ters giydirip fermuarin sirtina gelecek sekilde giydirmek olsun vs vs) hepsini asmayi basardin. Seni sabah odanda, tamamen soyunmus odanin bir kosesine kakani yapmis ve cekmecede sakladigim havlulardan alip kakani silmeye calismis olarak bulmamdan tutta popo kremini vicik vicik her yere surmus sekilde bulabiliyorum.. Bakalim buldugum yeni tulum sistemi ne kadar dayanacak..


Ciplak ayak dolasmaya bayiliyorsun. Tum gun pesinde kosturuyorum ayaklarina birseyler giydirecegim diye. Gecen ayakparmaginin altinda kucuk bir yara gordum, bak acitmissin bir daha coraplarini sakin cikarma yoksa yine "uf" olurla artik o kadar slk coraplarini cikarmaz oldun. Ama sadece o degil, ben ne zaman mutfakta mesgul olsam ve seni biraz kendi halinde biraksam komple soyunuyorsun. Daha gecen gun kakani yapmissin sonra bezinide cikartmis bi yere firlatmissin..  Tabi kakanin kendisi bezden yok olmus, ben seni temizlerken Ayhanda odada kaka arayisindaydi hahahahaha.. Tamam guluyorum, simdi komikti ama o an kakayla neler yapmis olabilecegini ve nerelere surmus surusturmus olabilecegini dusunurken hicte komik degildi:) Neyseki keciligin sayesinde ucuz yirttik, tos toparlak sertimsi kakani uretildigi gibi geri bulduk..


Bumudur? 
Budur tabiki daha ne olsun. Sirf o inadin yuzbinmilyon basar be.. Cok cok cok hareketli oldugunu soylemismiydim? Soylediysem bile vallaha ne kadar hareketli oldugunu anlatamamisimdir kesin. AAaaa ama merakindan bahsetmeyi unutuyordum nerdeyse. Bi cocuk hicmi kendi oyuncaklariyla oynamaz, hepmi annesinin yaptigi her neyse onun aynindan yapmak ellemek ister yahu. Hic ama hic bir sey yaptirmiyosun bana, en basiti supurge yaparken bile illa ben tutcam diye tutturuyorsun, daha sonra yapacagin konusunda anlasabilmissek eger ben supururken sen illa sugurgenin uzerine oturup benim cekmemi istiyorsun. Sue ile dolasirken illa tasmayi sen tutacaksin ve sadece sen tutacaksin, ortada bile bulusamiyoruz. 











Yapmak istedigim birseyin vaktini kacirdigimda onu tekrar yakalamak o kadar cok zamanimi aliyorki. Tabiki sure uzadikca toparlamak daha zorlasiyor ve zor diye ben daha daha bekletiyorum. Ta ki kafami yastiga koydugumda pesimi birakmayana kadar.. Dun gece basladi gecen 270 gunun hesabi beni kovalamaya. Sobelenme vakti geldi :)

En son yazdigimda aslinda biliyordum ama ablamlara ve babanene supriz yapmak istedigimiz icin yazmamistim buraya. Gectigimiz aralik ayinda Turkiyeye gittik seninle birlikte. Ayin 27sindeydi yanlis hatirlamiyorsam, seninle ucak yolculugu yaptik ve ilk kez Turkiyeye ayak bastin. Hatta ilk toprakla tanisman orda oldu. Sembolik anlami cok benim icin.. Hep ilklerin aklimda oluyor sana yazarken, daha sonraki deneyimlerin onemsizmis gibi ama oyle degil tabiki. Alismakla alakali olsa gerek. 

Babanenlere soylememistik gelecegimizi, en azindan o tarihte beklemiyorlardi bizi. Bilecike girdigimizde aradik cayi demleyin kahvaltiya geliyoruz diye. Annem inanmadi bize, oglum dalgami geciyorsun diye : )) 
Geldigimizde annem seni kucakladigi gibi gitti iceri, ne oglunu nede kizini gordu gozleri. Kucuk civcivini kaptigi gibi kadin kostu iceri : ))) Evim bildigim yere en degerlimi goturmek, aylarca telefonda seni anlatip internetten resimlerini ve videolarini gonderdikten sonra seni onlarin kollarina birakmak anlatilmaz bir duyguydu..

Keske daha once yazsaydim bunlari, o kadar zaman sonra siliklesmis bir suru detay. Aninda ablamin odasina hakimiyetini kurup kizi odasindan ettin. 
Ablam sana Fatih Urek in hadi parcasi esliginde dans etmeyi ogretti ve hala soyluyosun onu:)) aniden basliyosun dans etmeye ve hadiiiiii hadiiiii diyosun. Cok sicakkanli ve sosyal olmana ragmen babama gitmedin orda kaldigimiz zaman boyunca. Sert mizacinin altindaki sicakkanliligini goremedin. Mustafayla zeynep bayildilar sana, birlikte oyunlar oynadiniz, mustafanin oyuncaklarina el koydun:) 
Sen mama dedikce annem sana yemek verdi. Burda gunde bir posta kaka yaparken orda 3e kadar cikti :)
Hakki amcanin dukkaninda maskot oldun, sirf senin icin bangir bangir Fatih Urek caldilar.. Hakki amcan 3 hafta ugrasti hakki dedirtmek icin ve azmin sonu zaferdir son gunlerde haggii diodun:))  Yillar sonra ilk kez yilbasini Turkiyede gecirdik, sakin ve huzur doluydu. 

AA hem senin hemde benim icin bir ilk daha yasadik. Itir teyzenle tanistik, Ozgur abin, Melis civcivi ve tanismamiza sebep olan Sheena ve Ares ! Ayniydi, yeni ve degisik gelen hic bir sey yoktu, sanirim bunca zamanki iletisimimizde oldugumuz gibi yansitabilmisiz kendimizi. Leylekligimi cok hissettim tabi o ayri :p 
Simdi nasil oldu hatirlamiyorum ama sanirim melisin tum plastik kasiklarini calmisim :D Hatira diye sakliyorum hala. 
Ne yazikki cok az vakit gecirebildik hep birlikte. Ama olsun, Sheenayi ve Aresi bir arada gormek, gormeden benimsedigim Melisi ve Itir teyzeni gorebilmekte guzeldi. 

To be contiuned ..
Ah pişman olacak Leylek bana bu bloga yazmama izin verdiği için..
Nice zamandır bekliyorum senin şu tembel annen (tembel biraz haksızlık farkındayım ama kafası dağınık demek de hoş kaçmayacak bence) İzmir saatlerinizi yazsın diye..
Yok : ( Yazmıyor işte..
İlerde, o günleri hatırlayamayacaksın ve hepsi bugün tüm yurtta ve dış temsilciliklerle kutlanacak olan doğum günü sahibi annen yüzünden..
Bundan yüzyıllarrr önce, küçük bir kasabada dünyaya gelmiş annen, tam da bugün. Balık burcu olması nedeni ile hassas, dikkati dağınık, duygusal, iyi niyetli - saf bile denebilir, dürüst, kendini mantıklı gibi göstermeyi seven hayalperestin biriymiş. Kasabanın en uzun boylusu olduğundan ötürü, kasabalılar ona "leylek" dermiş..
Komşu kasabada ise, boyu gayet normal sınırlar içinde olan bir "yer mantarı" varmış. Bu yer mantarı senin anneni çok severmiş, ama annenden de çok sevdiği şey onu kızdırmakmış.

Buradan sonrası sana değil Balam!!!


Leylekim, Jasmin'im, Yaseminim...
En iyi arkadaşım ve paralel hayatım...
Doğum günün gerçekten kutlu olsun.. Artık, yüzyüze gelebilmiş olmanın da mutluluğu ile diyorum ki hakkatten ama en hakkatten iyi ki doğmuşsun!!!
Nice mutlu yıllara girelim birlikte, havuzumuzun başında.. Ayhan ağzında piposu ile bize eşlik etsin : )))

Doğum günün kutlu olsun!!!!

 
Kullandigin seslerin yavas yavas kendince buldugun kelimelere donusmesi, bu kelimelerin anlamini cozmek.. Yep yeni bir iletisim donemine giriyoruz seninle. Anne, baba, dede, anane, haya (hala), ayya (Allah) .. Bunlar bir kac aydir soyledigin bilindik kelimeler.. Simdi artik sadece bunlari soylemek degil, ne istedigini anlatmaya calisiyorsun ve henuz cok slk rastlamasamda bilerek cagiriyosun bizi..

 

- Emmi aa = emzigi al. (bunu soylerken emzigi agzindan cikartip bizim agzimiza tikmaya calisiyosun)
- A, a, a = al ve ver yerine geciyor
- Ottuu = Otur (Sueya komut olarak kullaniyorsun ama Sue dinliyor diyemeyecegim ne yazikki :D )

Boyle siralayarak basladim ama henuz cozebildigim kelimelerin bunlar.. Bunun yaninda durup durup abaaa diyosun ama inan onun anlamini henuz cozemedim. Abla desem, o kelimeyi hic kullanmiyoruz, etrafinda abla diyebilecegin kimse yok ve bende kimseye abla demiyorum, sukur hala herkes teyze amca gozumde :p 
Daha baska kendince bisiler diyosun ama onlari kelime haline bile getiremedim daha.. Google icin reklam bebegi olabilirsin ama, kac aydir dilinde gugil gugil .. Cok seviyorum bunu yapisini bu arada..
Senin niye hala konusamadigini cozdum. Bu donemlerde bebekler buyukleri taklit edermis ya, ben tum gun sen ne dersen onu diyorum :D anlayacagin turkceyi kendin bulup yeniden icat etmen gerekecek :)

Bir sure once bir haftasonunu Brukselde gecirmistik. Brukseli gezmedik ama uzun zamandir gorusmedigimiz arkadaslarla cok hos vakit gecirmistik dogrusu..  Sen hazir minikken daha, anlasma yaptik Suleymanla, ona amca diyeceksin.. Taklit arasi ogretmeye caliscam soz..
 

Oyuncaklarin ve oyunlarindan anlatirken bugunlerdeki oyununu anlatmayi unutmusum.. Oyunumuzun adi A-a-a.. Buldugun ne varsa bize getirip A-a diyosun. Biz alana kadar israrla A-a demeye devam ediyorsun. Aradada o minnacik isaret ve basparmaginla birsey tutmus gibi gelip bize vermeye calisiyorsun. Elime birakip, elimde birsey olmadigini gorunce tekrar gidip getirecek birseyler bakiyosun :) Ver  icinde A-a yi kullaniyorsun simdilik..

Senin icin birseyler orme cabam devam ediyor. Gunlerim biraz daha yogun geciyor bu gunlerde o yuzden tempo dusuk. 3 tane bere ordum. Aynindan Itir teyzede Melise ormustu.. Bu resmini cektigim biraz buyuk oldu sana, hatta esarp havasi verdigi icin cok cirkin bile durdu ama diger ikisini becerebildim sanirim, sana cok yakisti.. Ayni seyi yine sana ordugum atki icin diyemeyecegim cunku o kadar genis ve buyuk olduki ancak sen 3,4 yasina gelince kullanabileceksin :)

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, birbirinden çok uzakta, farklı ülkelerde yasayan iki masal kahramanı varmış. Her ikisi de birbirinden habersiz başladıkları masallarının 20ci yıllarının başında masalları kesişmiş ve böylece birbirlerinin masalında başrol oynamaya başlamışlar..

Masal bu, kotu karaktersiz masal olur mu. Bu iki gencin masalında rol oynayan kotu karakterin adi şanssızlık, büründüğü sekilse hayat şartlarıymış. Bu iki gencin peşini bir turlu bırakmazmış kotu karakter.. Hiç kotu biten ve kotu karakterlerin galip geldiği masal duydunuz mu?
İşte bu masaldaki kahramanlarda pes etmemişler, çalışmışlar çabalamışlar.. Aradan zaman geçmiş ve bir gün bu iki kahramanın hayatına minicik bir havhav girmiş. O günden itibaren iki kahraman içinde birbirlerinden aldıkları keyfin ve zevkin yanında bir keyif daha eklenmiş.
Masal ya, bu iki genç ve havhav az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler.. Karşılarına çıkan kotu karakterle savaşları bazen çok çetin, bazense çok kolay geçermiş.. Hep galip gelmişler..
Yıllar geçmiş bu iki kahraman ve havhavlari basbayağı yuva yapmışlar.. Öyle ki, bu yuvaya birde minik kahraman gelivermiş. Bu minik kahramanın adini ise Nil koymuşlar..
Masal devam etmekte.. Bu Bloğun amacı, minik kahramanın maceralarını ve gelişimini kahramanların dili döndüğünce, bulabildikleri kelimelerle kaleme dökmek. Uzak mı uzak ülkede yasayan kahraman ailelerin miniki takip edebilmesi..
Minik kahraman, miniklikten çıktığında hoşuna gideceği küçük bir hatıra bırakmak..


Leylekin sepeti

Nil

Loading...

Kim ne yazmis ?

Takilanlar