Ben dogmusum holeeey, yani sanirim holeey :)
Ananemizin anlattigina gore bayagi ugrastirmisim gelirken. Havalar cok sogukmus, hatta her tarafi buz kapladigi icin taksiler bile gitmiyormus ve bir polisarabasiyla goturulmusuz hastaneye.. Ne gelis ama :))

Yasgunleri cocukluk doneminde tabiki iple cektigim ozel gunlerden biriydi. Hediye almayi, ozel ilgi gormeyi kim sevmezki degilmi :) Yasgunum hristiyanlarin oruc baslangicina denk geldigi icin o gunlerde ilkokullarda suslemeler, eglenceler tertiplenir ve kiyafet balosunu andiran duzenlemelerle hos vakit gecirilirdi. Iste ilkokul donemimde sanki tum okul benim yasgunum icin parti duzenlemiste onun icin egleniyormusuz gibi hisseder daha bir keyifli gecirirdim o gunlerimi..

Yillar gectikce kutlamalar azaldi, yakin arkadaslar, annemle babamin ve kardesimin kutlamasi, yaspasta yemek icin yasgunleri bahane edilir oldu. Akilda kalici yasgunlerimden bir tanesi 18 yasima girdigimdeydi. Bi cumartesi gunune denk gelmisti yanilmiyorsam. Dayimla yengem supriz olarak gelmisler bize, dedemlerse bir demet gul yollamislar onlarla birlikte. Ben eve geldigimde resmen surpriz bi parti hazirlamisti annemler o cok hosuma gitmisti. Ertesi sabah kalktigimda annem acele giyinmem gerektigini, randevumun oldugunu ve topuklu giymemem gerektigini soylemisti. O zamanlar 6 katli bir apartmanin 6. katinda oturuyorduk. Zil caldi ve annemle babam fisirdasarak "Insinmi asagi" gibi kendi aralarind konusuyorlardi. Sonra balkondan asagi bakmami istemislerdi. Asagida kirmizi mercedes ders arabasi beni bekliyordu:)
Guzeldi o gun. Cok hosuma gitmisti. Unutmadigim gunlerden biri iste..
Birde Hollandali bir arkadasimla birbirimize surekli orijinal hediye alma olayimiz vardi. Yasgunlerinde ve yilbasinda hediye alirdik birbirimize. Bir sure sonra cok zorlanir olmustuk hediye dusunmekte. Hollanda eski para birimi olan guldenin son yilinda bir tane 10 gulden kagit paranin uzerine tarih ve olayi uzerine yazarak birbirimize veriyorduk. Bir kac yil devam ettik oyle daha sonra kaldi oyle. Sanirim suan o 10 gulden arkadasimda.

30lu yasa alismak biraz zordu. Yasa gore toplumun belirledigi standartlara ulasmis olma beklentisi ve o beklentilere ulasma cabasina karsi olan ben, geriye donupte basarilarinin, yapmak isteyipte yapabildiklerinin hesabini tuttugunda hesabin sadece tek haneden olustugunu gormek..

Hersey icin cok gec kalmis gibi telasli, durakta otobuse binmek yerine, bir adim dahi ilerlemeden saatlerce sadece etrafini izleyerek vakit oldurmus ve gidecegin yere gec kalmis gibi telasli bir his icersinde kendi hayatinin pesinden kosmaya calismak gibi telasli olmakti 30lu yasa baslamak.. 2 sene onceden yasin soruldugunda 30 diyip icinden henuz 28 oldugunu bildigin icin sevinmek 30lu yasa baslamak..

Simdi ise cenabet bir seneye adim attik hadi bakalim hayirlisi :))

Artik onemsemiyorum yasi. Siyrildim o sozde onemsemedigim baskalarinin belirledigi standartlardan. Yarisa ayni dudugun calmasiyla basladigim fakat hayatlarinda kat be kat fark atmis gorunen insanlarla kendimi kiyaslamaktan vazgectim artik. Farkli parkurlarda benim yarisim, farkli dereceler icin benim kosum..

Itircim pitircim, up uzaklardan sicacik arkadasligini hep hisettiren arkadasim.. Tesekkur ederim sevgi poturcugu dolu tebrikin icin.

0 yorum:

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, birbirinden çok uzakta, farklı ülkelerde yasayan iki masal kahramanı varmış. Her ikisi de birbirinden habersiz başladıkları masallarının 20ci yıllarının başında masalları kesişmiş ve böylece birbirlerinin masalında başrol oynamaya başlamışlar..

Masal bu, kotu karaktersiz masal olur mu. Bu iki gencin masalında rol oynayan kotu karakterin adi şanssızlık, büründüğü sekilse hayat şartlarıymış. Bu iki gencin peşini bir turlu bırakmazmış kotu karakter.. Hiç kotu biten ve kotu karakterlerin galip geldiği masal duydunuz mu?
İşte bu masaldaki kahramanlarda pes etmemişler, çalışmışlar çabalamışlar.. Aradan zaman geçmiş ve bir gün bu iki kahramanın hayatına minicik bir havhav girmiş. O günden itibaren iki kahraman içinde birbirlerinden aldıkları keyfin ve zevkin yanında bir keyif daha eklenmiş.
Masal ya, bu iki genç ve havhav az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler.. Karşılarına çıkan kotu karakterle savaşları bazen çok çetin, bazense çok kolay geçermiş.. Hep galip gelmişler..
Yıllar geçmiş bu iki kahraman ve havhavlari basbayağı yuva yapmışlar.. Öyle ki, bu yuvaya birde minik kahraman gelivermiş. Bu minik kahramanın adini ise Nil koymuşlar..
Masal devam etmekte.. Bu Bloğun amacı, minik kahramanın maceralarını ve gelişimini kahramanların dili döndüğünce, bulabildikleri kelimelerle kaleme dökmek. Uzak mı uzak ülkede yasayan kahraman ailelerin miniki takip edebilmesi..
Minik kahraman, miniklikten çıktığında hoşuna gideceği küçük bir hatıra bırakmak..


Leylekin sepeti

Kim ne yazmis ?

Takilanlar