Birlikte cok zor bir gun gecirdik senle bugun.. Cok slk gobusun agriyor ve seni teselli etmek hicte kolay olmuyor. Gunun buyuk bir kismi kucagimdaydin bugun ve cok fazla agrin yoksa eger serce parmagimda buluyorsun tesellini. Agrinin sebebi, anne karni disinda bagirsaklarin calismaya alisik degilmis henuz, 3 aylik oldugunda azalmasi lazimmis agrilarinin.

Aglarken bile cok cicisin, o minnacik gozlerinden suzulen yaslari izlemek zor. Bazen seni ogle aglarken gormek cok zor oluyor, babanla birlikte seninle oturup aglayasimiz geliyor ama buyukler olarak biz su koyuverirsek sen naparsin degilmi:) Seni susturmak icin turlu sebeklikler yapiyoruz, o cirtlak sesimle sarki soyluyorum sana, henuz tecrubesiz anne olarak sana minik kurbagayi ve mini mini bir kus sarkilarini soyluyorum. Pek faydasi oldugu soylenemez ama en azindan birseyler yapmaya calisma duygusu seni olmasada beni teselli ediyor.


Agrilarindanmi bilmiyorum sirt ustu uyumayi hic sevmiyorsun. En sevdigin uyuma sekli benim tabirimle kurbaga pozisyonu. Yuzunu elinin ustunde yataga dayiyosun, popoyu havaya dikip oyle uyuyosun. Bu yuzden paranoyak olma derecesinde seni kontrol ediyorum surekli burnun ve agzinin bosta oldugundan emin olmak icin. Yemek yapma stilim sayende degisti; soganlari soy dogra, Nil i kontrol et, soganlari kavur Nil i kontrol et. Salcayi kavur sebzeleri yika dogra Nil i kontrol et. Allahtan evimiz kucuk bu yuzden yurudugum mesafe idare eder :) Baban isten eve geldiginde nazlanmak istiyorum yorgunlugumla alakali ama "evde" oldugum icin insan ne kadar yorulabilirki dusuncesi yuzunden tutuyorum kendimi.. Sen bi buyu, hepsinin acisini cikarcam.. Ev isleri, temizlik hepsi sana ait olacak. Evlenmekte yok, biz olene kadar bize bakacaksin :p

Dogumun.. Oda bizim icin ayri bir macera oldu. Dunyaya nasil geleceksin, yanimizda kim olacak.. Cok konustuk dusunduk ama sonra herseyi oluruna biraktik, Allah senin icin ne cizdiyse ona teslim olduk.
Yine hayaller kurmustum gelisinle alakali. Baban calisirken benim sancilarim baslayacakti, telasla babani arayip hemen gelmelisin diye panik yapacaktim. Sonra baban gelecek ve ben " ay yanilmisim hersey yolunda" diye bir kac kez bosuna telaslandirmis olacaktim. Babanin kalbi hoplamasin diye son zamanlarda onu oylesine aramaz olmustum..

5 ekim kontrolum vardi. Herzamanki gibi senin kalp atislarini dinleyip, hersey yolunda, kiziniz az biraz duygusal fakat olumcul derecede degil diyip icimizi rahatlattilar. Babanin isi dolayisiyla kontrollerin coguna yalniz gittim. Ilk seni ultrasonda gorusumde, ilk kalpatislarini duydugumda ve cinsiyetini ogrendigimizde yanimdaydi baban. Zamanlama acisindan super gelismis sezileri ile baban 5 ekim benimle birlikte geldi. Kontrol bitisi tam eve gidiyordukki daha hastaneden cikmadan sen ilk haberi verdin bize. Suyummu geldi cisimimi kacirdim bilemedim once. Iste tam burda iyiki baban yanimdaydi diyorum cunku geri donup soylememiz gerektigi konusunda ikna etti beni. Bana kalsa tereddut yuzunden eve gider orda beklerdim gelisini sanirim.

Bu sefer cisimi kacirmamisim :) Hamileligim boyunca o kadar cok kez cisimi kacirdimki..
Sayende hamilelik donemimin buyuk bir kismini cok mutlu ve neseli gecirdim. En ufak bir seye bile kahkaha atabiliyordum. Hatta baban icime seytan kactigindan bile suphelenmisti :p
O kadar guluyordumki kaslarimin kontrolunu kaybedip istenmedik durumlar yaratabiliyordum :)
Babanda giciklik yapip en olmadik yerlerde beni guldurmeyi basarip, carsi pazar gezerken beni zor duruma sokabiliyordu..








Hazir o donemleri kaleme almisken; ilk aylarda bayagi migdem bulandi ama hic kusmadim. Bunlari simdi anlatiyorum cunku buyuk ihtimalle bir cok detayi unutacagim. Hepsini olmasa bile senle alakali seyleri bilmek hosuna gidecegini dusundugumden yaziyorum bunlari.. Burnum birden cok keskinlesti. Simdi yasadigimiz yer kucuk bir apartman dairesi, biz birinci katta oturuyoruz ve komsularin pisirdikleri yemeklerin bile kokusunu aliyordum ve bundan rahatsiz oluyordum. Baban saolsun benim icin kapi pencere acip onun almadigi kokulardan arindirmaya calisiyordu evi.




Oyle cok garip seylere merak sarmadim hic, salatalik ve meyvelerin tadini daha cok begenir olmustum ve daha slk tukettim. Ciddi anlamda as erdigim seyler arasinda patates kizartmasi ve sulu dondurma vardi. Son donemlerde ben o dondurmalardan yedikce sen icimde kivranmaya basliyordun, belkide soguklugundan rahatsiz oluyordun bilmiyorum ama bu o dondurmalari tuketmeme engel olmuyordu itiraf ediyorum.




Ilk gelisinle alakali 5 ekimde haber verdin dedim ya, hemen o gun gelmedin. Haber vermenle kaldin oyle. Rahatin yerindeydi belki bilmiyorum. Doktorlar 8 ekim persembeye kadar sana musade tanidilar. Eger o gune kadar kendi iradenle gelmek istemezsen mudahele edeceklerdi. Dogum tarihindende anlayacagin uzere 8 ekime kadar senden bir ses cikmadi. Biz hastaneden ciktiktan sonra annanene haber verdik ve ayni aksam dayinin kolundan tuttugu gibi geldiler. O gunden sonra baban isyerinden izin aldi ve boylece telefonla babani telaslandirma hayalim suya dustu. Deli gibi evi senin gelisine hazirlama durtum vardi ama koca gobekle bu biraz zor oldugu icin babani slklstlrdim son gunlerimde.

Gunduzleri annanen yanimizdaydi, evi toparlamak silip supurmek icin.. Babanla birlikte pazartesinden itibaren bana hic bir sey yaptirmadilar, bense kendimi gayet iyi hissediyordum. Sali ve carsamba sabahi senin sagliginin kontrolu icin hastaneye gittik. Hala senden ses seda yoktu. Persembe sabah saat 7.15 icin randevu verdiler bize. Artik ikimiz gidip ucumuz donecektik. Carsamba aksamina kadar bir sekilde zamanimi gecirmeyi basardim ama artik carsamba aksami heyecandan zaman gecmez olmustu. Aysu teyzen dusuncelerimi dagitmaya calisti, oyun oynadik ama pek bi faydasi oldugunu soyleyemem. Bir turlu heyecanimi atamadim. Dogum cantamizi hazirladik babanla. Sana ilk ne giydirecektik.. Hatta senin neler giymen gerektigi konusunda bile en ufak bir fikrimiz yoktu, herseyden birer ikiser hazirladik. Herseyi son kez gozden gecirip uyumaya calistik. Baban uyuyabildimi hatirliyamadim simdi ama ben pekte basarili olamadim.

Dogum sirasinda aslinda aysu ve baban yanimizda olacakti ama kismet iste, onun yerine annanen ve baban vardi. Babannemiz cok istemisti yanimizda olmayi, sen dunyaya gozunu actiktan sonra bir sure sana ve bana bakmayi cok istemisti ama olmadi. Baban olmasa nasil ustesinden gelirdim bilmiyorum..
Sancili saatleri es geciyorum, zordu ama tabiki degerdi, hic bir anini farkli yasamak, degistirmek istemezdim. Sen benden ayrilir ayrilmaz hemsireler seni gogsume koydular ve ilk kez sesini duydum kokunu aldim. O his, iste onu anlatmak gercekten cok zor. Kaldirabilecegimden cok fazlasiydi ve ancak Bismillah diyebildim minigim. Babanin yasadiklarini, hissettiklerini ona birakiyorum, elbet paylasacaktir seninle bir sekilde.

Adin Nil Aynur Sabah. Aynur babanneye ait. Nil ismi ise babanla bana. Henuz seni adinla hitap etmekte zorluk cekiyorum en fazla Nil bebek diyebiliyorum, alismam lazim sanirim. Adini cok seviyoruz ve birlikte bulduk babanla. Neden nil dersen, oyle iste. Diger hic bir ismi sana yakistiramadik ve bu isimde budur diyebildik birlikte.. aaaa sunu anlatmadan gecemeyecegim, baban sana Bala ismini yakistirmisti ama ben sevmedim :) .. Hollandalilar ismini duyduklarinda duraksiyorlar :) Ya erkek ismi saniyorlar yada hic duymadiklari icin nasil tepki vereceklerini bilemiyorlar..

Cinsiyetini ogrendigimiz kontrolunde cokta gostermek istemedin kendini. Seni kontrol eden hemsireyi bayagi ugrastirmistin, gobek baginin arkasina saklanmissin :) ama hemsirenin elinden kacamadin.
Hep, yok ben bilmek istemiyorum dogumunda supriz olsun diyordum babansa ogrenilebilecegi zamandan itibaren bilmek istiyordu. Hatta baban "tamam hemsire bana soylesin sen bilme" diyordu ama ogrenebilecegim zaman geldiginde daha fazla bu dusuncemi savunamadim ve merakima yenik dustum.
Baban ve benim icin fark etmiyordu senin kiz veya erkek olman. Fakat hemsire bize kiziniz olacak dediginde direk evet kiz olacak dusuncesi bana cok sicak geldi. Hos, kiz cocuklari babalarina daha duskun oluyor lafi yuzunden tereddut etmedim degil :p
Kiskanirim ben simdiden soylim:)

O kadar zor ve yorucu bir gunun ardindan nihayet birkac saat uyuyabildin ve bende bundan firsat bilip sana birkac sey yazdim..

0 yorum:

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, birbirinden çok uzakta, farklı ülkelerde yasayan iki masal kahramanı varmış. Her ikisi de birbirinden habersiz başladıkları masallarının 20ci yıllarının başında masalları kesişmiş ve böylece birbirlerinin masalında başrol oynamaya başlamışlar..

Masal bu, kotu karaktersiz masal olur mu. Bu iki gencin masalında rol oynayan kotu karakterin adi şanssızlık, büründüğü sekilse hayat şartlarıymış. Bu iki gencin peşini bir turlu bırakmazmış kotu karakter.. Hiç kotu biten ve kotu karakterlerin galip geldiği masal duydunuz mu?
İşte bu masaldaki kahramanlarda pes etmemişler, çalışmışlar çabalamışlar.. Aradan zaman geçmiş ve bir gün bu iki kahramanın hayatına minicik bir havhav girmiş. O günden itibaren iki kahraman içinde birbirlerinden aldıkları keyfin ve zevkin yanında bir keyif daha eklenmiş.
Masal ya, bu iki genç ve havhav az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler.. Karşılarına çıkan kotu karakterle savaşları bazen çok çetin, bazense çok kolay geçermiş.. Hep galip gelmişler..
Yıllar geçmiş bu iki kahraman ve havhavlari basbayağı yuva yapmışlar.. Öyle ki, bu yuvaya birde minik kahraman gelivermiş. Bu minik kahramanın adini ise Nil koymuşlar..
Masal devam etmekte.. Bu Bloğun amacı, minik kahramanın maceralarını ve gelişimini kahramanların dili döndüğünce, bulabildikleri kelimelerle kaleme dökmek. Uzak mı uzak ülkede yasayan kahraman ailelerin miniki takip edebilmesi..
Minik kahraman, miniklikten çıktığında hoşuna gideceği küçük bir hatıra bırakmak..


Leylekin sepeti

Kim ne yazmis ?

Takilanlar