Bu basligi cok sevdim :)

Gectigimiz carsamba seni kontrole goturduk, pamukcuk hastaligindan dolayi gelisimini daha yakindan takip etmek istediler. 5005 gram olmussun, gayet saglikli gorunuyormussun (bunu zaten biliyoduk) ve gelisiminde cok guzelmis. Her gidisimizde ne kadar guzel bir bebek oldugun soyleniyor ve hemen ben tuylerini acmis guzelligini gosteren tavuz kuslari gibi boburleniyorum "evet o bizim bebekimiz" der gibi :))

Dunsabah 5 civari seninle birlikte yatakodasindan ciktigimizda guzel bir surprizle karsilastik, hava henuz aydinlanmamasina ragmen evimizin ici ap aydinlikti. Sen hatirliyamayacak kadar kucuk olsanda ilk kez kar gordun. Icim kipir kipir oldu birden, babanida uyandirip hadi disari cikalim sue kusumuz karda kostursun delirsin, Nilde ilk kez karla tanissin durtum vardi ama bunu yapsaydim eger buyuk ihtimalle babandan ancak bir homurtu sesi cikacak ve poposunu cevirip uyumaya devam edecekti. Onun yerine sessizce birlikte kari izledik.

Bir suru "hadi noluuur birlikte cikalim" lardan sonra nihayet baban aksam saatinde disari, soguga cikmaya ikna oldu. Once ayi postun, sonra bir battaniye ve ayaklarinda babannemizin ordugu patiklerinle en son kanguru torbanin icine seni sarip sarmalayip ciktik hep birlikte. Once arabayla kayip icimizdeki cocugu tatmin edecek daha sonra sue kopusumuz icin karla kapli cimlere cikacaktik. Dedigimiz gibide yaptik, arabayla bir iki turlayip kaydiktan sonra geri donerken yogun kar, yollarin kayganligi yuzunden yol kenarindaki direk geldi bizim arabaya carpti. Boylece hem ilk kar, arabayla kayman ve ustune araba kazasi deneyimini yasamis olduk hep birlikte. Bu kadarcik sanssizlik bizim keyfimizi bozamadi. Sue kopusumuz karlar icinde ordan oraya kosturdu, arada geldi seni kokladi "hadi artik buyude birlikte oynayalim" dermiscesine...





Nihayet seni sue kusumla bir karede yakalayabildim. Genellikle sue gelip seni koklarken bizim en ufak hareketimizle uzaklasiyordu senden. Bugun onu biraz cesaretlendirdim ve boylece ikinizi ayni anda yakalayabildim..

0 yorum:

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, birbirinden çok uzakta, farklı ülkelerde yasayan iki masal kahramanı varmış. Her ikisi de birbirinden habersiz başladıkları masallarının 20ci yıllarının başında masalları kesişmiş ve böylece birbirlerinin masalında başrol oynamaya başlamışlar..

Masal bu, kotu karaktersiz masal olur mu. Bu iki gencin masalında rol oynayan kotu karakterin adi şanssızlık, büründüğü sekilse hayat şartlarıymış. Bu iki gencin peşini bir turlu bırakmazmış kotu karakter.. Hiç kotu biten ve kotu karakterlerin galip geldiği masal duydunuz mu?
İşte bu masaldaki kahramanlarda pes etmemişler, çalışmışlar çabalamışlar.. Aradan zaman geçmiş ve bir gün bu iki kahramanın hayatına minicik bir havhav girmiş. O günden itibaren iki kahraman içinde birbirlerinden aldıkları keyfin ve zevkin yanında bir keyif daha eklenmiş.
Masal ya, bu iki genç ve havhav az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler.. Karşılarına çıkan kotu karakterle savaşları bazen çok çetin, bazense çok kolay geçermiş.. Hep galip gelmişler..
Yıllar geçmiş bu iki kahraman ve havhavlari basbayağı yuva yapmışlar.. Öyle ki, bu yuvaya birde minik kahraman gelivermiş. Bu minik kahramanın adini ise Nil koymuşlar..
Masal devam etmekte.. Bu Bloğun amacı, minik kahramanın maceralarını ve gelişimini kahramanların dili döndüğünce, bulabildikleri kelimelerle kaleme dökmek. Uzak mı uzak ülkede yasayan kahraman ailelerin miniki takip edebilmesi..
Minik kahraman, miniklikten çıktığında hoşuna gideceği küçük bir hatıra bırakmak..


Leylekin sepeti

Kim ne yazmis ?

Takilanlar