Sue 3 bucuk senedir hayatimizda olan arkadasim, kopusum, rockfaytirim. En zor zamanlarimi atlatmamda buyuk yardimi olan, varligi daima beni mutlu kilan, yumusak tuylu, boncuk gozlu canli oyuncagim, mesguliyetim.


Sue kopusum o kadar kiskancki baban yanima gelip oturdugunda bile illa aramiza girip oturmaya calisir. Ben herhangi birseye ilgi gosterdigimde merakla gelir burnunu sokar, koklar ve neyle mesgul oldugumu izler. Ayaga kalktigim an hic usenmeden nereye gidiyorsam beni takip eder. Tek derdi yemek yemek, bizden ilgi gormek ve oyun oynamak.

Senin oyun cagin geldiginde Sue hala aramizda olurmu bilmiyorum. Cok istiyorum onu hatirliyabilecegin yasa geldiginde onun hala hayatimizda olmasini, birlikte oyunlar oynamanizi, vakit gecirmenizi.
Hamile oldugumu, bende bir degisiklik oldugunu hemen fark etmedi, yada etti ama ben bunu fark etmedim bilmiyorum ama gobegim buyudukce ben koltuga uzandigimda oda dibime gelip kafasini kucagima koyar ve karnimi koklardi.
Eve gelisin babanla benim icin Sue yuzunden merak konusuydu. Seni kabullenecekmiydi, sana karsi tepkisi nasil olacakti. Biz seninle ilgilenirken o nasil olacakti.



Senin dogumundan sonra iki gun birlikte hastanede kaldik. Bu arada baban ve Aysu teyzen evde son hazirliklari yaptilar. Dogumundan hemen sonra sana takilan bereyi baban daha sonra eve goturup yere birakmisti Sue nun senin kokuna alisabilmesi icin. Anladigim kadariyla Sue surekli bereni yaninda tasimis.

Baban sen ben sokaga girdigimizde cok hos bir surprizle karsilastik. Cama leylek yapistirmislar, pembe bayraklar asilmis kizimiz oldu diye. O kadar hosuma gittiki, gozlerim doldu. Seni babana verip eve ilk ben girdim Sue kopusumu optum kokladim herzaman yaptigim gibi. Daha sonra baban kucaginda sen yere egilip Sue kopusumuzun seni koklamasina izin verdi. Sue once seni kokladi sonra hemen gidip bereni sana getirdi onune koydu.

Sueyu cok cok cok sevmeme deger vermeme ragmen elbette onceligim sensin, anlatmama gerek yok sanirim. Sue merakla geldi seni koklamak, suratini yalamak istedi. Ilk gunlerimi heyecan icinde gecirdim, ne zaman senin yanina merakla gelse, gizliden olabilecek, verebilecegi ter turlu tepkiye hazirlikli bir sekilde heyecanla seni koklamasina izin verirdim. Sen ellerimin arasinda ancak parmaklarimin arasindan koklayabilecegi sekilde yaklasabiliyordu sana. Simdi alisti gibi gorunuyor sana. Artik kolay kolay poposunu kaldirip yanina gelmiyor. Seninle ozellikle ilgilenmiyor. Fakat aliskanlik iste, ben senle konusurken bazen ona soyledigimi dusunup tepki veriyor :)

Yeni aliskanliklar edinmekteyiz senle birlikte. Mesela sabahlari mamadan sonra altini degistirmek icin kalktigimda Sue biliyorki disari cikma vakti geldi ve heyecanla seni giydirip hazirlamami izliyor.

Simdilerde en zorlandigim seylerden biri ilgiyi paylastirmak. Surekli seni mincikliyasim, seninle mesgul olasim geliyor fakat onun kara boncuk gozleriyle karsima gecip bizi izlemesi icimi parcaliyor. Seni emzirirken topu alip yanima geldiginde, bir elimle seni tutuyorum, diger elimle Sue ile top oynuyorum ama o zaman bile sucluluk duygusundan kurtulamiyorum cunku artik kalbim senle dolu, bunu o bilmese bile benim bilmem yetiyor.

Bu arada ilaclar etkisini gostermeye basliyor galiba, bugun biraz daha iyiydin ve onceki gunler kadar gobus agrisi cekmedin.

0 yorum:

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, birbirinden çok uzakta, farklı ülkelerde yasayan iki masal kahramanı varmış. Her ikisi de birbirinden habersiz başladıkları masallarının 20ci yıllarının başında masalları kesişmiş ve böylece birbirlerinin masalında başrol oynamaya başlamışlar..

Masal bu, kotu karaktersiz masal olur mu. Bu iki gencin masalında rol oynayan kotu karakterin adi şanssızlık, büründüğü sekilse hayat şartlarıymış. Bu iki gencin peşini bir turlu bırakmazmış kotu karakter.. Hiç kotu biten ve kotu karakterlerin galip geldiği masal duydunuz mu?
İşte bu masaldaki kahramanlarda pes etmemişler, çalışmışlar çabalamışlar.. Aradan zaman geçmiş ve bir gün bu iki kahramanın hayatına minicik bir havhav girmiş. O günden itibaren iki kahraman içinde birbirlerinden aldıkları keyfin ve zevkin yanında bir keyif daha eklenmiş.
Masal ya, bu iki genç ve havhav az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler.. Karşılarına çıkan kotu karakterle savaşları bazen çok çetin, bazense çok kolay geçermiş.. Hep galip gelmişler..
Yıllar geçmiş bu iki kahraman ve havhavlari basbayağı yuva yapmışlar.. Öyle ki, bu yuvaya birde minik kahraman gelivermiş. Bu minik kahramanın adini ise Nil koymuşlar..
Masal devam etmekte.. Bu Bloğun amacı, minik kahramanın maceralarını ve gelişimini kahramanların dili döndüğünce, bulabildikleri kelimelerle kaleme dökmek. Uzak mı uzak ülkede yasayan kahraman ailelerin miniki takip edebilmesi..
Minik kahraman, miniklikten çıktığında hoşuna gideceği küçük bir hatıra bırakmak..


Leylekin sepeti

Kim ne yazmis ?

Takilanlar